‘İslam’ı modernize etme’ söylemiyle yola çıkan Fransa’nın ilk kadın imamı: Farklı bir İslam mümkün

Read Time:3 Minute, 21 Second

İslam’ı modernize etme’ söylemiyle yola çıkan Fransa’nın ilk kadın imamı Kahina Bahloul, euronews’e konuştu. Behloul, bir gün kalkıp aniden imam olmaya karar vermediğini, bunun uzun bir süreç olduğunu belirtiyor. Hukuk mezunu kadın, neden bu yola girdiğini anlatıyor.

Müslüman-Cezayirli bir baba ile Hıristiyan ve Yahudi kökenli Fransız bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen 42 yaşındaki Kahina Bahloul, Fransa’da doğmuş ama Cezayir’de büyümüş. Kendi ifadesine göre bu ülkede köktendinciliğin yükselişine ve inancının ‘çarpık bir versiyonuna’ tanık olmuş.

Fransa’ya döndükten sonra, dini alanda eğitim veren École Pratique des Hautes Études’de İslami araştırmalar alanında doktorasını tamamlamış. Kendisini bu alanla ilgilenmeye iten nedenlerden birinin, “İslam’ın içindeki anlam krizi” olduğunu söylüyor.

Euronews’e konuşan Fransa’nın ilk kadın imamı Kahina Behloul, “Bu krizin esas olarak Müslüman düşüncesindeki durağanlıktan kaynaklandığına inanıyorum. Yani, bugün hala Ortaçağ’da üretilen fikirler üzerinden yaşıyoruz.” iddiasında bulunuyor.

“Bugün İslam fıkıh ekolleri, dinin tüm normatif yanını oluşturan kesimi, Ortaçağ bakış açısına sahip. Bugün bu düşünceyle hareket etmek mümkün değil.” ifadesini kullanan Fransız kadın imam, “Bence bu krizden çıkış için Müslümanlar sahip oldukları kaynaklarına geri dönmeli; 21. yüzyılın, bugünün araçlarıyla bu metinleri yeniden okumalı ve yorumlamalı.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Neden imam oldu?

Bahloul, “İslam’ın kutsal metinlerini geliştirmek” için nasıl yola çıktığını örneklemenin belki de en somut yolunun, imam olma kararı olduğunu belirtiyor.

Ona göre söyledikleri yasak değil, uygulanmadığı için insanlar yasak olduğunu düşünüyor:

“Bir sabah uyanıp imam olmaya karar vermedim. Bu bir yolculuk, maneviyata, insanın kendi özüne dönüş yolculuğu, sufizimle ilgili bilgilerimi derinlemesine keşif yolculuğu. İslam’ın manevi yönünü temsil eden sufizm, sufi yazarları, düşünürleri, İbni Arabi gibi büyük manevi önderleri tanımamı sağladı. İşte bu noktada anladım ki kadın imam konusu bolca tartışılmış, incelenmiş, bazı dönemlerde bir kadının imamlık yapabilmesi fıkıhçılar, sufiler ve filozoflar arasında ciddi bir tartışma konusu olmuş. Ancak maalesef İslami düşünce özellikle bu son yüz yılda idrak ettiğimiz bir gerileme yaşadı ve kadın imam meselesi alimlerin tartışmalarından tamamen dışlandı, neredeyse yasaklı hale geldi.” diyor.

Ataerkil anlayışın ve kutsal metinlerin yorumlarının kadınların imam olamayacağı fikrine yol açtığını ancak ‘Kuran’ın bir kadının imam olmasını yasaklamadığını’ söylüyor ve ekliyor:

“Gerçekte bu rolden hiç bahsedilmiyor. (İmamlık) daha sonra Müslümanların ibadetlerini organize etmek için oluşturulan bir roldür. Peygamberlik geleneğine geri dönersek bizzat Peygamber tarafından imam olarak tayin edilen bir kadın örneğini buluruz.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Behloul, imam olmak için özel bir kursa veya eğitim merkezine gitmemiş ve herhangi bir sertifika da almamış.

Bu durumu şu sözlerle açıklıyor:

“İslam’da imamları belirleyen merkezi bir din otoritesi yok. Bu yüzden sizi kabul edip etmemek… size meşruiyet vermek topluma kalmıştır.”

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Previous post Enerji,Frekans ve Kader
Next post Başkan Sengel “Kent ve Kadın”panelinde seslendi